Türkiye’de son 22 yılda – referandumlar dahil – yapılan seçimlere katılım oranı yaklaşık yüzde 80 düzeyinde. Hatta net rakam Yüzde 81,23.
Türkiye genelinde ise 61.430.934 seçmenden 48.256.541 seçmen sandığa gitti. Yani 13.174.393 seçmen sandığa gitmedi. Yine Türkiye genelinde 2.210.042 geçersiz oy var. Belki de bu rakamlar Türkiye rekoru olabilir.
Yenişehir’e gelecek olursak 43.162 seçmenden 36.986 seçmen sandığa gitti. Sandığa gidenlerin de 2.492’si geçersiz oy kullandı.
Bu kadar çok insanın neden sandığa gitmediğinin elbette çeşitli nedenleri var. Bu nedenleri bizleri yönetenlerin bulması ve buna çareler araması lazım.
Ben anlam veremiyorum 5 yılda bir önümüze gelen bu fırsatı neden değerlendirmez ki insanlar. Sandıktan kaçmanın ne anlamı var aslında. Aslında bu bir vatandaşlık görevidir. Gönlünde yatan partiye ya da adaya gidip oy vermek lazım. Sandığa gitmek lazım ki oy verdiğin adaya hesap sorabilesin. Ya da şikayet etme hakkın olsun.
Özellikle AKP’nin iktidar olduğu son 22 yılda baktığımız da ilk kez katılma oranı bu kadar düşmüş. Bu da demek oluyor ki AKP seçmeni gitmemiş sandığa. Kaldı ki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’da yaptığı açıklamada özetle:
2024 seçimlerinin katılım oranının, 2019 seçimlerine kıyasla 6 puan geriye gitti ve bu 6 puanlık düşüşün ezici çoğunluğu partimize ait.
AK Parti’ye gönül verenlerin sandığına gitmemesi hem teşkilattan hem genel merkezden hem de adaylardan kaynaklanıyor.
Oysa milletin sinesinden doğmuş bir siyasi partinin en büyük düşmanı vatandaşla arasına duvarlar örmesidir. Hangi konumda olursa olsun bu partide hiç kimsenin ‘layüsel’ (Hesap sorulamaz kişi) olmadığını milletimize göstereceğiz.
Elbette bu özeleştiri sürecinde hem ittifak olarak girip kaybettiğimiz, hem de Amasya, Kütahya, Kırıkkale gibi iki parti ayrı ayrı girerek özellikle CHP’ye kazandırdığımız il ve ilçelerin durumunu da masaya yatıracağız.
Bunun suçunu millete atmanın ancak acizlerin ve gafillerin yöntemi olabilir. Hatayı, kusuru, yanlışı millette aramak, bizim geleneğimizde asla yoktu. Biz siyasi hayatımızın hiçbir döneminde böyle bir yola başvurmadık, şimdi de başvurmayacağız.
Açık söylüyorum, şahsım dâhil bu masanın etrafında oturan hiçbir arkadaşım, 31 Mart seçim sonuçlarının sorumluluğundan kaçamaz. Başkalarını hesaba çekmeden önce kendimizi hesaba çekeceğiz. İğneyi kendinize çuvaldızı başkasına batırmanızı istiyorum.
Şehirlerde yaşanan oy kaybını emekli zammının düşüklüğü gibi tek bir nedene ve başlığa indirgemek “kolaycılık” olur.
Evet gerçekten 31 Mart seçimlerinin kaybedeni AKP ve Cumhur ittifakıdır. Biz ceketimizi koysak seçim kazanırız, bizim seçmenimiz her şeye rağmen bize oyunu verir, mantığı, yaşanan güç zehirlenmeleri, küçücük ilçelerde bile AKP ilçe başkanlarının kraldan fazla kralcı olması, tavanda son derece birlik içinde olan Cumhur ittifakının tabanda birleşememesi gibi sebepler bu yenilginin yegane sebebidir.
Özellikle AKP kanadındaki aşırı güç zehirlenmesi ve şımarıklık son yapılan 2 Cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan’ın o koltukta MHP sayesinde oturuyor olmasını hiçe sayarak MHP’ye bırakılan yerlerde yeteri derecede çalışmaması. Hatta bir çok bölgede aleyhte çalışması böyle bir sonucu doğurmuştur.
Ben bundan sonra Cumhur ittifakının ve özellikle büyük ortak AKP’nin belini doğrultamayacağını düşünenlerdenim. Bana göre bu seçim AKP için sonun başlangıcıdır. Bakıyorum sosyal medyada özellikle AKP seçmeni sitemlerde bulunuyor. CHP’nin bu başarısını hazmedemiyor ve ağır hakaretlere varan paylaşımlarda bulunuyorlar. Bu demokrasiye inanmamaktır. Halkın iradesine saygısızlıktır. AKP seçmeni CHP’ye hakaret edeceğine önce kendi seçmenine bakmalı. Kendi seçmenini sandığa götüremeyen AKP bu gün CHP’nin başarısını küçümseyeceğine, şapkasını önüne alıp biz nerede hata yaptık türküsünü söylesin. CHP anasının ak sütü gibi helal olan bu seçimin birinci partisi olmuş AKP ise iktidarda iken muhalefete düşmüştür. Bunun sorumlusu ben değilim sadece AKP yöneticileri ve AKP seçmenidir. Yani AKP hak ettiğini bulmuştur.
NOT: Yenişehir’de İYİ Parti seçimi kazanmıştır. Hayırlı olsun. İnşallah ilçemize hayırlı ve güzel hizmetler yapılır. Sonuçta bu ilçede yaşıyoruz ve yapılan her hizmetten bizde faydalanacağız. İYİ Partililer tadını çıkarsın başarının, sevinsin, eğlensin, coşsun. Haklarıdır elbette. Ancak şahsımla ilgili sosyal medya da saçma sapan paylaşımlar yapılıyor. Beni eleştirebilirler saygı duyarım buna. Ama iş hakarete varacak şekilde olursa bunu kabullenemem. Çünkü ben seçim süresince kimseye hakaret etmedim. Herkesin gönlünde yatan bir aslan vardır. Her seçmen İYİ Partiyi ya da başka bir partiyi destekleyecek diye bir kural yok. Demem o ki hakkımda saygı çerçevesinde istediğiniz her şeyi yazabilirsiniz, söyleyebilirsiniz hiç önemli değil. Bunu da demokrasinin bir güzelliği olarak algılarım. Ama benim hakaret etmediğim insanlar bana hakaret ederse bunu kabullenemem.



