31 Mart seçimlerine artık 3 haftalık bir zaman kaldı ve siyasi partiler gece gündüz çalışmalarını sürdürüyor.
Seçim startının verildiği günden bu yana çok şükür sıkıntılı bir durum yaşanmadı ilçemizde. AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in bir birleri hakkında söylediği bazen hakarete varan söylemlere tabanda politika yapan yerel politikacıların uymaması sıkıntı yaşanmamasına sebep oluyor.
Politika da artık çamur atmak, suçlamak, hakaret etmek, iftira atmak, dedikodu yapmak hiç bir işe yaramıyor bu tecrübelerle sabit. Yenişehir’de de bazı adayların belden aşağı çalıştığı bilgisi geliyor bizlere de ancak seçimin iddialı iki isme Belediye Başkanı Davut Aydın ve onu takip eden CHP’nin adayı Sadi Aktaş’ın sakin tavırları, ortamı yumuşatıcı açıklamaları gerginliğin yaşanmasını engelliyor. Bu manada her iki isme de teşekkür ediyorum.
Seçimler 5 yılda bir yapılan demokratik yarışlardır. Elbette adaylar kendilerini beğendirmek için ve projelerini halka anlatabilmek için canla başla çalışacaklar bu en doğal hakları. Ancak bir başkasını karalayarak, iftira atarak bir yerlere gelme çabası ahlaki bir durum değil.
Politika zor iş. Hele hele bizim gibi herkesin bir birini tanıdığı küçük ilçelerde daha da zor. Küçücük bir ilçe ve her aday kahvede, düğünde ya da cenazede diğer adaylarla sık sık karşılaşabiliyor. Bu nedenle bakacağın yüze utanacağın söz söylememek lazım.
Evet artık 3 hafta gibi kısa bir zaman kaldı seçimlere. Seçmenler de kendi adaylarını ön plana çıkarmak için ya da insanları etkileme uğruna çeşitli paylaşımlar yapıyor doğal olarak. Oylar havada uçuşuyor. Yok benim şu kadar oyum var, yok benim bu kadar oyum var. Blok şu kadar oy getiririm. Şu kadar arkamda oy var gibi nutuklar atıyorlar. Halbuki herkesin bir oyu var. Sandığın başına herkes tek başına gidip oy kullanıyor. İnsan eşine evladına bile güvenemez. Bu nedenle hiç kimse benim şu kadar oyum var diye maval okumasın. Matematik asla yanılmaz. Geçen yerel seçime bakın, genel seçimde partilerin aldığı oylara bakın bu rakamlar üç aşağı beş yukarı oynar ama sonuca etki edecek kadar bir değişim olmaz. Yenişehir’de şu an önüne gelen anket yapıyor ve bunları paylaşıyor sosyal medya hesaplarında. O tür anketler artık kabak tadı verdi. Bu gün kim isterse gönlündeki adayı birinci yapabilir bu anketlerde. Ama seçim anketlerle değil sandıkta kazanılıyor kimse kusura bakmasın.
O yüzden bu saçma sapan anketleri yapıp gönlünde yatan adayı birinci gösteren komik adamlar kendinize güldürmeyin. Dedim ya bizim gibi küçük ilçelerde herkes her şeyi biliyor. Kimse kimseyi kandıramaz yani.
Malum seçim yoğunluğu yaşanıyor ilçemizde gittiğimiz her yerde ille de seçim konusu açılıyor ve mesleğimizden dolayı kim kazanıyor diye soruyor vatandaşımız. Herkese söylediğim aynı şey. Matematik yanılmaz. Bir Cumhur ittifakının oylarını bakın, bir de diğer partilerin oylarına. Kimin oyu çoksa bu seçimde üç aşağı beş yukarı öyle biter. Aksi bir sonuç doğanın kanununa aykırı bir durum.
Yok şu partinin küskünleri şuna verir, yok diğer partinin küskünleri buna oy verir bu sadece kendini kandırmak ve umudunu taze tutmaya yarar.
Elbette kafa partilerin adayları seçimi kazanmak için yola çıkar. Ama yüzde 1, yüzde 5, yüzde 10 oyu olan partilerin adayları da kesin kazanacakları yönde açıklamalar yapıyorlar ya buna çok gülüyorum.
Ben bu ilçede 35 yıldan bu yana seçimlerde etkin olarak çalışıyorum. Yani 7 seçim yapar. Bu yazdıklarımın aksi hiç olmadı. Eğer Millet ittifakı da seçimlere birlik içinde girmiş olsaydı elbette o zaman tablo değişebilirdi. Ama şu durumda eğer olağanüstü bir şey olmaz ise tablo dediğimin aksi olmayacaktır.
Yani Davut Aydın seçimin favorisidir. Takipçisi de Sadi Aktaş’tır. Öyle birilerinin paylaştığı komik anketlere siz pek fazla kanmayın. Onlara inanıp hayal kırıklığına uğramayın derim ben.
Sonuç olarak seçimler beş yılda bir önümüze geliyor ve herkes bununla ilgili mücadelesini ediyor. Sonuçta bu seçimleri 1 kişi kazanacak ve kaybeden adaylar da muhtemelen ömürlerinin kalanını yine bu ilçede geçirecek. Bu yüzden üzülmeye, kızmaya, küsmeye gerek yok. Yani diyeceğim odur ki kimseyi kırmaya küstürmeye gerek yok. Her zaman yüz yüze bakacağız. Bu nedenle kalan 3 haftada hiçbir tatsızlığın olmadığı güzel bir seçim geçirmemizi diliyorum. Kavgadan, gürültüden bıktı bu insanlar. Hele hele 11 ayın sultanı mübarek Ramazan ayında bari kimse kimseyi üzmesin kırmasın.
Hepinize hayırlı Ramazanlar diliyorum.



