Güzelim ülkeyi ne hale getirdiler. Bütün umudunu bir sezona bağlayan çiftçi can çekişiyor yöneticilerin umurunda değil.
Yönetici derken yerel yöneticilerden söz etmiyorum. Bizleri yöneten merkezi merkezi iktidardan söz ediyorum.
22 yıldan bu yana ülkeyi yönetenler okyanusta savrulan gemi gibi nereden vergi toplarız bunun derdine düşmüşler. Sanki 22 yıldan bu yana ülkeyi bir başka hükümet yönetmiş gibi başkalarını suçluyorlar.
Patates, soğan para yaptığında çiftçiyi stokçu kaçakçı ilan edenler patates tarlada kalınca sus pus.
Beyler çiftçi ölüyor farkında mısınız?
Bu gün gazeteci kardeşim Fatih Ak’la birlikte ‘Biberin Öyküsü’ programını çekmek için biber deposu Yolören’e gittik. Belgesel tadında güzel bir program hazırlıyoruz. Yakında tamamlayıp izlenime sunacağız. Ancak gittiğimiz her çiftçi kan ağlıyor. Neredeyse 35 yıla yakın gazetecilik yaşamımda bir çok krizler yaşadım. Tarımla ilgili bir çok olumsuz haberler yaptım ama hiç biri bu kadar derin değildi. Çiftçi mutlaka bir üründen zarar ederse başka bir ürünle bunu telafi edebiliyordu. Ancak bu başka. Bezelyeden tutun da şu ana kadar çıkan hiçbir üründen umduğunu bulamadı. Bırakın para kazanmayı ürünü toplayıp sattığında sadece işçi maliyetini bile kurtaramıyor. Mecburen ürünü topluyor ve işçi parasını ancak denkleştiriyor.
Şimdi bütün umut kapya bibere bağlanmış durumda. Allah korusun eğer kapya biber de para yapmaz ise durum çok vahim.
Çiftçi kazanamayınca ürün aldığı tarım şirketlerine borçlarını ödeyemeyecek. Onlar karşı tarafa ödeyemeyecek ve binlerce mağdur.
Yine çiftçi kazanamayınca Yenişehir esnafı perişan olacak. Bu gün bir esnaf arkadaşla sohbet ettim. Saat 15:00 ve hala siftah yapamadığını söyledi.
Çiftçi bitiyor ve beraberinde ilçe esnafını da bitiriyor.
Umudunu kaybeden çiftçimiz ne yapacağını da bilemez durumda. Bırakın borç ödemeyi kışlık nafakasını bile karşılayamayacak durumda.
Yolören’de bu gün bir depodan traktörlerin römorklarına biber yüklenirken gördüm ve mutlu oldum. Muhtemelen satıldığını düşündün ve üreticiye hayırlı olsun satmışsınız biberleri dediğimden hayvanlara yem olarak depodan ücretsiz aldığını söyledi. Düşünün büyük umutlarla gözünün içine baka baka yetiştirdikleri biberleri hayvanlara yem olarak ücretsiz veriyor depo sahipleri.
Sadece biber değil elbette. Fasulyeyi alan yok, patates tarlada kaldı. Patlıcan küllüm zarar. Şeftaliyi alan yok. Karpuz biliyorsunuz Mustafa Bozbey çiftçiden alıp vatandaşa ücretsiz dağıtıyor. Bunu duyan incin üreticisi de bizim ürünümüzü de al diye çağrıda bulunuyor.
Ayçiçeği hasadına günler kala tüccarla yaptığım görüşmede ayçiçeğinin de diğer ürünlerden farklı olmayacağını söylüyorlar.
Acilen bunlarla ilgili bir şeyler yapmalı. Şunu hiç unutmamalıyız ki çiftçi ölürse insanların tümünün nefesi kesilir. Üzülerek söylüyorum ki şu an çiftçi can çekişiyor ve son nefesini verdi verecek.
Ekonomik krizle boğuşan ülkemizin birde gıda krizi ile uğraşması inanın mümkün değil.
İşin en kötüsü de tüm bu sıkıntılar yaşanırken iktidar partisi yetkililerinden çıt çıkmıyor. Sanki her şey güllük gülistanlıkmış gibi meclisin tatile girdiği gün gülerek poz veriyorlar objektiflere. Yenişehir’de zaten iktidar partisi teşkilatının varlığı ile yokluğu belli değil. Yaşanan hiçbir sıkıntıda ortada yoklar. Çiftçi kaderine terk edilmiş durumda.
Ziraat Odası Başkanı Sadi Aktaş, bir şeyler yapma çabası içinde çırpınıp duruyor ama maalesef ki onunda bir yaptırımı yok.
Hükümet acilen bir önlem almak zorunda. Aksi taktirde çiftçi ölüyor beyler. Unutmayın ki çiftçi ölürse Türkiye komaya girer.




