Atalarımızın güzel bir sözü vardır. ‘Marifet İltifata Tabidir’ diye. Bu nedenle marifetli insanlarımızı taktir etmemiz gerekiyor.
Yenişehir bu gün (Cumartesi) harika bir etkinliğe imza attı.
Her fırsatta Yenişehir’in Osmanlı’nın ilk baş kenti diye övünür dururuz. Ama Osmanlıdan kalan ne varsa içine etmişiz. Osmanlı’dan günümüze kalan eserlerin göz göre göre yıkılmasına göz yummuşuz.
Şehrin girişlerine ‘Osmanlı’nın ilk baş kenti Yenişehir’e Hoş Geldiniz’ tabelasını asmakla Osmanlıya sahip çıktığımızı sanmışız yıllardır. Kısacası Osmanlı’dan günümüze gelen tarihin içine etmişiz.
Gelelim bu güne. Bu gün ilçemiz tarihinde yaşanmamış bir ilki yaşadık. Orhangazi ile Nilüfer Hatun’un düğününü yaptık bu gün Yenişehir’de.
Konunun tarihi yönünü yazmayacağım. Çünkü bununla ilgili değerli dostlarım tarihçi yazarlar Mesut Biçer ve Atilla Sağım, konunun tarihsel soyutlarını yazacaklardır. Ben günümüze dair yaşananları kaleme alacağım.
Keles Belediyesi çok uzun yıllardır Koca Yayla şölenini yapıyor. Bu kez Yenişehir ve Keles Belediyeleri ortaklaşa gerçekleştirdiler bu etkinliği. Biz Nilüfer Hatunu verenler olarak kız eviydik ve gün boyu bu etkinliğin içindeydik.
Sinan Paşa Külliyesinde başlayan etkinlik Yarhisar, yeniden Sinan Paşa Külliyesi ve ardından tarihi belediye meydanında devam etti ve orada sona erdi.
Gerçekten her şey çok güzeldi. Yenişehir Osmanlı’nın ilk baş kenti olması hasebiyle yapılan etkinliğe damga vurdu. Gelen her konuk mutlu ayrıldı Yenişehir’den.
Etkinliğin mimarlarından Belediye Başkanı Ercan Özel başta olmak üzere emeği geçen herkesi kutluyorum.
Osmanlı’nın ilk baş kentiyiz diye kuru kuru övünmekle olmaz bu işler.
Osmanlı için önemli bir yere sahip Yarhisar’a sahip çıkmakla olur övünmek.
Osmanlı’dan günümüze kadar gelen Nilüfer Hatun hamamına sahip çıkmakla olur.
Yıllardır çöplük gibi pislik içinde olan Nilüfer Hatun hamamını harika bir kültür merkezi haline getirmekle olur Osmanlı’nın ilk baş kentine sahip çıkmak.
Osmanlı için önemli bir yere sahip Yarhisar’a sahip çıkmakla olur Osmanlı’nın ilk baş kentine sahip çıkmak.
Osmanlı’yı yaşatmakla olur Osmanlı’nın ilk baş kentine sahip çıkmak.
Kim ne derse desin iyi niyetle güzel bir çalışma olmuş ve bu çalışmanın meyvelerini topladık bu gün. Ben bir Yenişehirli olarak ve hayatının büyük bölümünü beğenirsiniz ya da beğenmezsiniz bu ilçenin gelişmesi için harcayan birisi olarak gurur duydum.
Yenişehir Belediyesi Folklör ekibini izlerken gurur duydum.
Gelen konukların Yenişehir Belediye Başkanını ve Yenişehirlileri överken kullandıkları övgü cümlelerini dinlerken gurur duydum.
Evet Yenişehir Osmanlı’nın ilk baş kentidir ve artık bununla ilgili bir şeyhler yapıldığını gördüğüm için gurur duyuyorum.
Aptalca konularla ilgili Yenişehir gündemini meşgul edeceğimize bu konulara harcasak enerjimizi daha çok yol kat edeceğimize inanıyorum. Ama bizim Yenişehir’in tipik hastalığıdır güzelliklere alerji duymak.
Ama yine de bu tiplere inat Yenişehir’de inatla güzel şeyler olmaya devam ediyor.
Artık gönül rahatlığı ile söyleyebiliriz Yenişehir Osmanlı’nın ilk baş kentidir diye.
Çünkü gelen misafirleri götürebileceğimiz bir Sinan Paşa Külliyemiz var.
Yarhisar’da bulunan Nilüfer Hatun hamamı kültür merkezi var gelen konuklarımızı ağırlayabileceğimiz.
Belki birilerinin zoruna gidecek, dikkatini çekmeyecek ama Yenişehir tarih anlamında kabuğunu kırıyor. Bize düşen destek olmak. Bu ilçe bizim, bu ilçede yapılan güzellikler zorumuza gitmemeli. Aksine gurur duymalıyız yaşanan güzellikler karşısında.
Sonuç olarak dedim ya marifet iltifata tabidir diye.
Bize bu güzellikleri yaşatan Belediye Başkanı Ercan Özel ve tüm ekibine teşekkür ediyorum. Bu güzellikleri yazmaya devam edeceğiz. Artık meydanı boş bırakmak yok. Meydanı boş bıraktığımız anda Yenişehir’e hizmet ettiğini söyleyen ama Yenişehir için her türlü kötülüğü yapanlar kendisini kuru fasülye gibi niğmetten sanıyor. Artık meydanı onlara bırakmak yok.
Bundan sonra ilçe adına yaşanan her güzelliği bu sütunlarda okuyacaksınız. Yapılan asfaltları, heykel düzenlemesini, hayvan barınağını bunun gibi yapılan tüm güzelliklerin yorumlarını bu sütunlarda okuyacaksınız. Anladık ki meydanı boş bırakmaya gelmiyor.




