Harun SAK
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Köşe Yazıları
  4. CHP’Yİ 13 YILDIR CHP’Lİ OLMAYAN BİRİ YÖNETMİŞ. YAZIK

CHP’Yİ 13 YILDIR CHP’Lİ OLMAYAN BİRİ YÖNETMİŞ. YAZIK

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Mutlak Butlan kararının alınmasının ardından gözlemliyorum olup bitenleri. Aklıma gelen tek şey ‘ŞAKA GİBİ’ yaşanılanlar.

CHP’de son genel seçimin ardından Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimi kaybetmesi ile neredeyse tüm CHP’liler değişim seslerini yükselttiler doğal olarak. Ve bu değişim gerçekleşti Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçtirdiği delegelerle seçimi kazandı. Ardından yapılan genel kurulda da tarihi bir farkla genel başkan seçildi.

13 yıldan bu yana CHP Genel başkanı olan Kılıçdaroğlu, girdiği her seçimi kaybetmiş, her seferinde saçma sapan mazeretlere sığınmış ve ardından son genel seçimde 6’lı masa ile birlikte yine seçimi kaybetmişti.

Ardından genel başkan olan Özgür Özel, ilk seçiminde Türkiye’de birinci parti oldu.

Ne olduysa ondan sonra oldu zaten.

Sen misin birinci parti olan mantığı ile başına gelmeyen kalmadı.

Buna rağmen mücadeleden hiç vaz geçmedi. Uykusuz gecelerin ardından yaşanan onca sıkıntıya rağmen yine de her geçen gün partisi CHP sürekli birinci parti olmayı sürdürdü. Yapılacak olan ilk seçimde de açık açık iktidara yürüdüğünü gösterdi.

Garip olaylar yaşıyoruz güzel ülkemizde. Cumhuriyet tarihinde olmayan garipliklerin birisi bitmeden birisi başlıyor.

Her güne yeni bir kaosla uyanıyoruz. Demokrasi, adalet her geçen gün yara üstüne yara alıyor. Ekonomi tamamen tükenmiş durumdu.

Abartmıyorum ama Cumhuriyet tarihinde olmayan olumsuzluklar neredeyse CHP’nin Türkiye genelinde birinci parti olmasının ardından gerçekleşti.

İnsanlar mutsuz.

İnsanlar umudunu kaybetti.

Seçilmiş belediye başkanları -ki sadece CHP’liler- gizli tanıkların verdikleri ifadelerle hapse atıldı. Yerlerine iktidar partisinden isimler seçildi.

CHP’den seçilip iktidar partisine katılan belediye başkanları sütten çıkmış ak kaşık gibi aklandı.

Bu yaşananlar halkın nazarında siyasi operasyonlar olarak görülmeye başlandı.

Bu gün yaşananları haşatında hiç kitap okumamış, gazete okumamış hatta TV izlememiş bir vatandaşa söyleseniz ‘YOK ARTIK’ der.

Gerçekten de çok sıkıntılı günler geçiriyoruz. İnsanların demokrasiye inançları bitti. Adalete olan güvenleri sarsıldı. Yaşanan bunca olumsuzluk sadece iktidar partisinin fanatikleri tarafından normal görülüyor. Taraflı tarafsız milyonlarca insan ‘BU KADAR DA OLMAZ’ diye ses yükseltmeye başladı. Hiç kimse bu işin sonunun nereye varacağını kestiremiyor. Bilinen tek şey bir an önce sandığın gelmesi. Bu mızrap çuvala sığmıyor artık.

Ülkemizin içinde bulunduğu bu kadar olumsuz durum varken iktidar partisi de sandığa gitmekten korkuyor. Çünkü biliyor ki şu durumda yapılacak bir seçim iktidar partisinin sonu olacak. Kaybedecekleri çok şeyin olduğunu bildikleri için artık bütün tuşlara basıyorlar.

Karşılarında en güçlü rakip ve Türkiye’nin birinci partisi olan CHP olduğu içinde her yolu deniyorlar CHP’yi bölmek için.

İşte bu son yaşananlar da CHP’nin bölünmesi için atılan en büyük adım oldu.

CHP’lileri üzen ise 13 yıl Türkiye’nin umudu olarak gördükleri ve her koşulda sonsuz destek oldukları Kılıçdaroğlu’nun takındığı tutum.

Bu gün adalet bir karar vermiş olabilir. Verilen bu karar tartışılabilir eyvallah. Bu kararı beğenebilirsiniz de beğenmeyebilirsiniz de. Buna kimsenin diyeceği bir şey yok.

İşin doğrusu şu olmalıydı. Eğer 13 yıl CHP’lilere umut olan Kılıçdaroğlu, sandıkta kaybettiği genel başkanlığa mahkeme kararı ile geri almasının ardından ya görevi kabul etmemeyi ya da görevi kabul eder etmez en kısa zamanda genel kurul kararı almalıydı.

Ama o ne yaptı. Başladı 13 yıl genel başkanlık yaptığı partisinin seçilmiş insanlarına çamur atmaya. Genel merkezin önüne çıkartılan arabalar ve üzerine yazılan yazıları iktidar partisi bile yapmadı.

Şimdi bayramlaşma programında topladığı bin kişiye masal okuyor, ahkam kesiyor. Diğer yandan CHP’nin seçilmiş genel başkanı Özgür Özel yüz binlerle yaptığı bayramlaşma programında iktidar türküleri söylüyor.

Atanan genel başkan Kılıçdaroğlu, hiç çıkamadığı TV kanallarının yorumcuları tarafından alkışlanıyor demokrasi kahramanı gösteriliyor. Bu sebep bile bana göre onun gerçekte kim olduğunu ve görevinin ne olduğunu gösteriyor.

Bir kaset kumpası ile gelen Kılıçdaroğlu’nun da acaba böyle bir şeyi mi var diye düşünmeden edemiyor insan.

40 yıl düşünsem böyle bir şeyin olabileceği gelmezdi aklıma. Ama artık Türkiye’de hiçbir şeye şaşırmamamız gerektiğini öğreniyor insan.

Sonuç olarak işin en acısı da 13 yıldan bu yana CHP’nin genel başkanlığını yapan ve CHP’lilerin umudu olan Kılıçdaroğlu’nun gerçek manada CHP’li olmaması.

Kılıçdaroğlu, koltuğun tadını çıkarsın, kimi istiyorsa partiden atsın, iktidar partisine umut olsun, ama şunu unutmasın ki tarih onu asla affetmeyecektir.

Bekleyip görelim atanmışlar mı kazanacak, seçilmişler mi?

CHP’Yİ 13 YILDIR CHP’Lİ OLMAYAN BİRİ YÖNETMİŞ. YAZIK
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.