İnsanların söylemleri ne ise eylemi de o olmalı aslında. Ama günümüzde özellikle politikacılarda bu pekte mümkün olmuyor.
Söylemler başka eylemlerde hep başka oluyor. Bir yerlere gelebilmek için söylenenler, maalesef bir yerlere gelince unutulup gidiyor.
Ama olan her zamanki gibi vatandaşa oluyor.
Yerel seçimin ardından neredeyse 3 ay geçti. Yenişehir belediyesinde işler hiçte iyi gitmiyor sizlerin de iyi bildiği gibi.
Seçimin hemen ardından insanlar ‘KEŞKE’ demeye başladı ama iş işten geçti maalesef. Yani atı alan Üsküdar’ı geçti artık. 5 yıl böyle geçecek.
Sizleri seçim propaganda dönemine götürmek istiyorum biraz. Mevcut Belediye başkanı seçim meydanlarında o kadar çok vaatlerde bulundu ki bu vaatleri yerine getiremeyeceğini anlatmaya çalıştık insanlara ama anlatamadık.
O kadar insana o kadar fazla vaatlerde bulunulmuş ki duydukça şaşıp kalıyorum. Uçuk kaçık vaatlerle vatandaş kandırılmış, herkese değişik vaatlerde bulunulmuş, roman vatandaşların su borçlarının silineceğinden tutunda Suriyeli göçmenlerin memleketlerine gönderileceğine kadar.
Davut Aydın’ın Belediye başkanlığı döneminde mevcut başkan sık sık yaptığı basın açıklamalarında Yenişehir’in iyi yönetilmediğini, işin uzmanına verilmesi gerektiğini, ekmeğin 1 TL olması gerektiğini. Bunun örneklerinin çevremizde olduğunu, hatta Davut Aydın’ın kırsal mahallelerdeki mezarlıkları bile satacağını, bunun için elinden geleni yapacağını, hatta arazi satışları ile ilgili Davut Aydın’la mahkemelik bile oldular.
Ama Davut Aydın bir çizik arazi satmayı bırakın belediyeye bir çok mülk kazandırdığını hepiniz biliyorsunuz.
Yine seçim propaganda dönemine dönecek olursak ne diyordu mevcut başkan Bakara suresinden örnekler verip işi ehline teslim edilmesini kendisinin de yerel yönetim uzmanı olduğunu belediyeye yeni kaynaklar bulacağı, Yenişehir’e AVM yapacağı, millet bahçesinin altına otopark yapacağı gibi vaatleri havada uçuşturuyordu.
Seçim bitti yetkiyi ona verdi Yenişehir halkı. İlk yaptığı iş mağdur edebiyatı oldu. Belediyenin borçlarını şehrin her yerine astı. İşin en kötüsü de ne biliyor musunuz göreve geldiği günden bu yana personel maaşlarını bile tam ödeyemedi. Buna YESAŞ’da dahil. Geçenlerde YESAŞ’ta çalışan bir kardeşim ağlamaklı bir sesle ‘Abi bir çok ödemelerimiz var, taksitlerimiz var ama maaş alamadığımız için rezil oluyoruz. Çocuklarımıza okul harçmığı veremiyoruz. Müdürlere bunu söyleyince müdürler başkan beyin talimatı var önce senetleri ödeyin personele maaş vermeyin diyormuş. Biz Davut Aydın döneminde bırakın maaş alamamayı maaşlarımız 1 saat bile gecikmezdi’ dedi.
BANA NE diyecektim ama dilim varmadı.
Yine mevcut başkanın seçim zamanı vaatlerinden birisi de bütün belediye meclis üyelerinin belediye başkanlığı yapabilecek kapasitede olduğunu ve her birinin belediye başkanı ile aynı yetkilerde olacağını her fırsatta dile getiriyordu. Ama seçimin üstünden 3 ay geçti ve hala Belediye Başkan yardımcısı dahil hiç kimseye bir yetki vermediği artık yüksek sesle dillendiriliyor meclis üyeleri tarafından. Hatta doğrumu bilmiyorum ama mevcut başkanın meclis üyelerine hiç birinize güvenmiyorum dediği bile konuşuluyor. Eğer böyle ise o meclis üyelerinin yerinde olmak istemezdim doğrusu.
Seçim zamanı canım cicim seçim sonrası canınız çıksın gibi bir şey bu.
Belediye meclis üyelerinin çoğunu çok iyi tanımıyorum, kapasitelerini çok iyi bilmiyorum ama eminim ki her biri bir çok konuda uzman isimlerdir. Örneğin aklıma ilk gelen Servet Çetik. Kendisi ile bir kez seçim zamanı oturup bir çay içtik yani hiçbir samimiyetim yok. Ama sıfırdan gelmiş, özellikle inşaat işinde son derece başarılı olup dev bir şirket haline getirmiş firmasını. Örneğin fen işlerinden sorumlu yapılsa pek ala belediyeye bir çok kazanımı olur diye düşünüyorum. Ama bildiğim kadarıyla hiçbir yetkisi yok. Meclis üyelerine güvenmeyen mevcut başkan parti yönetiminde var mı yok mu bilmiyorum ama bazı isimleri koordinatör olarak görevlendirmiş diye duyumlar alıyorum.
Yani sözün özü bütün yetkileri kendisinde toplayan, kendisinden başka kimseye güvenmeyen, sürekli ‘BEN’ diyen bir insanın başarılı olması mümkün değildir. Hiç kimseye güvenmeyen insanın bence kendisi ile ilgili ciddi bir güven sorunu vardır.
İşin bir başka boyutu da şu bana göre. Seçim zamanı kendisine sonsuz destek veren insanları bir çırpıda harcaması. Bence seçimin kaybedeni tam da onlar. Aile boyu destek vereceksin, neredeyse 7/24 emir eri gibi her şeyi yapacaksın, varınla yoğunla peşinde koşacaksın, bu yüzden bir çok düşman edineceksin ve kullanılmış bir mendil gibi bir kenara atılacaksın düşünmesi bile korkunç.
Biz uyarmıştık demek istemiyorum ama gidişat maalesef çok kötü. Vaatlerinin hiç birini yerine getirmesi mümkün değil mevcut başkanın. Arazi satacağı konuşuluyor bu ara sık sık. Bunun mümkün olmadığını biliyoruz. Çünkü geçen dönem bununla ilgili yaptıkları ortada. Meclise gelecek olan arazi satışlarına bence kendi meclis üyeleri bile karşı çıkacaktır. Çıkmalı da zaten. Arazi satıp hizmeti herkes yapabilir. Yerel yönetim uzmanı başka kaynaklar bulmalı diye düşünüyorum.
Birde AKP’ye geçeceği çok sık dillendirilmeye başlandı bu aralar. Bende böyle bir şey yapacağını düşünüyorum. Ne de olsa ilk göz ağrısı AKP. Üstelik mecliste de kendisine sonsuz destek veriyor AKP meclis üyeleri. İyi de yıllarca AKP’yi eleştiren meclis üyeleri var onlar ne yüzle geçecek AKP’ye.
Sonuç olarak Yenişehir’i sıkıntılı günler bekliyor. Beni çok fazla ilgilendirmiyor bu durum aslında. Bir beklentim yok. Çeşmeden suyum aksın, çöplerim toplansın gerisi teferruat benim için. Gerisinden BANA NE…




