Sosyal Medya’da bazen çok beğendiğim ve ilgimi çeken paylaşımlar görüyorum. Gerçekten bazıları öyle paylaşımlar ki sayfalar dolusu yazı yazsanız yine de o kadar anlatamazsınız meramınızı.
‘CUMHURİYET HALK PARTİSİ CUMHURİYET AK PARTİSİNE KARŞI’ diye bir paylaşım yapmış bir takipçim. Bakar mısınız ne kadar güzel ve anlamlı bir paylaşım. Saatlerce anlatsanız, sayfalar dolusu yazılar yazsanız bu kısacık paylaşım kadar etkili ve anlamlı olmaz.
Yaşadığımız sürece baktığımız da gerçekten çok ilginç günlerden geçiyoruz. Son yazdığım köşe yazımda artık Türkiye’de hiçbir şeye şaşırmadığımı belirtmiştim. Gerçekten de olmaz dediğimiz ne varsa son yıllarda yaşanmaya başlandı.
İşin en kötüsü de o kadar kanıksadık ki yaşananları hayal edemeyeceğimiz olaylara bile tepki vermiyor, hiçbir şey olmamış gibi davranıyoruz.
İktidar partisi, ülkemizde yaşanan bütün olumsuzlukları öyle güzel ört bas ediyor ki ne yaşadığımız ekonomik kriz, ne yargıya olan güvensizlik, ne de ülkemizin içinde bulunduğu sosyal sıkıntıları insanlar dillendiremiyor.
Düşünün 13 yıldan bu yana CHP’nin başında bulunan ve girdiği onlarca seçimden yenilgi ile ayrılan Kılıçdaroğlu, kayyım olarak CHP’nin başına geçtiğinde sanki CHP’nin en büyük muhalifi gibi davranmaya başladı.
Yıllarca genel başkanlık yaptığı partiyi adeta bitirmek için canla başla çalışıyor. Kendi partililerini saçma sapan gerekçelerle suçluyor. Kendisinin aday yaptığı belediye başkanlarını hırsızlık ve yolsuzlukla suçluyor. CHP’nin başında bulunduğu zaman iktidar partisine yapmadığı muhalefeti baba ocağı dediği CHP’ye yapıyor.
CHP’nin neredeyse yüzde 99’u Kılıçdaroğlu’nun yanlış yaptığını, partiye polis zoru ile girip partinin emekçilerinin işten çıkartılmasına göz yummasını, kendisini en ağır dille eleştiren yandaş yazarlarla adeta can ciğer olmasını eleştirirken, o hiçbir şeyi umursamadan tabir yerindeyse genel başkanlığın tadını çıkartıyor.
Düşünün TBMM’de grup toplantımız olmayacak diye dilekçe veriyor.
Partinin yüzde 99’u git diyor, o inadına büyük bir pişkinlikle duruyor.
Kendisine yapılan bütün eleştirileri hak ediyor şu an. Neredeyse bütün CHP’liler bu zamana kadar kendisine verdiği oyları haram ediyor o hiçbir şey olmamış gibi yarabbi şükür diyor.
Bu nasıl pişkinliktir kimse anlamıyor.
Geçtiğimiz gün bir dost sohbetinde bir arkadaşım, ‘acaba Deniz Baykal gibi onunda mı kasetleri var’ dedi.
Sohbet esnasında orada bulunan hiç kimse, ‘yok canım o kadar da değil’ demedi.
13 yıl genel başkanlık yapmış olan birisinin baba ocağı dediği partisine bu kadar kötülük yapabileceğini hiç kimse düşünemiyor. Ama o CHP’yi bitirmek için yanına aldığı sanırım üç beş vekille uğraşıp duruyor.
Bunun adına koltuk hırsı diyemezsiniz. Çünkü Kılıçdaroğlu, artık 80 yaşını geçmiş bir insan.
Gelelim gerçek CHP’lilere.
Özellikle Özgür Özel seçildikten sonra bir gün dahi rahat edemedi. Bir partinin başına gelebilecek bütün olumsuzluklar 2 yıl içinde geldi başına. Yine de mücadeleden geri kalmadı. Çalıştı, çabaladı, didindi ve partisini daha genel başkan olduğu ilk seçimde birinci parti yapmayı başardı. Asıl sorunlarda ondan sonra başladı zaten. Sen misin birinci parti olan deyip uğramadığı haksızlık kalmadı.
Gerçekten iyi direndi ve direnmeye de devam ediyor. Bütün olumsuzluklara rağmen dimdik ayakta, gençliğinin de verdiği enerji ile iktidarı da yerinden oynatıyor, yeni kurulan Cumhuriyet Ak partilileri de. Bunu yaparken de en büyük avantajı sokağın desteğini alıyor. Halk yanında ve sürekli destek oluyor. Özellikle CHP onun genel başkanlığında bambaşka bir parti oldu. Üye sayısını artırdı, birinci parti yaptı CHP’yi, hayal bile edilemeyecek işleri başardı.
Dikkat ediyorum da Özgür Özel’in CHP’si uğradığı her haksızlıktan sonra oylarını daha da artırıyor. Türkiye’de şu an sessiz bir çoğunluk var ve bu çoğunluğun tamamına yakını Özgür Özel’i ve onun CHP’sini destekliyor.
Zaten iktidar partisi de bu nedenle CHP’ye her türlü olumsuzluğu yapıyor. Yapılacak olan ilk seçimde sıkıntının farkında oldukları için son çare CHP’yi bölüp acaba 2-3 puan çalabilirmiyizin peşindeler.
Türkiye bu gün seçime gitsin Kılıçdaroğlu’nun Cumhuriyet Ak Parti’si yüzde 1 bile oy alamaz ve Kılıçdaroğlu siyasetin çöplüğüne partisini bölen bir genel başkan eskisi olarak gömülür gider.
Sonuç olarak, önümüzdeki günlerde nelerin olacağını hiç kimse kestiremiyor. Kimse yarın ne olacak bunu bilemiyor. Ancak bilinen tek şey ülkemizin içinde bulunduğu sıkıntılı süreçte insanlar sessiz bir şekilde seçimleri bekliyor. Seçimlerde ülkemizi bu hale getirenlere ağır bir ders verecek gibi duruyor.
Bu arada yazdığım son yazıdan sonra dangalağın birisi aklı sıra o kuş beyni ile yine beni eleştirmiş. Ne diyeyim, “Kör cehalet çirkefleştirir insanları. Suskunluğum asaletimdendir. Her lafa verecek bir cevabım var elbet; lakin bir lafa bakarım laf mı diye, bir de söyleyene bakarım adam mı diye…” NOKTA




