Mesut Biçer
Türk harp tarihinde uçağın bir savaş aracı olarak kullanılmasına ilk kez 1911 yılındaki Trablusgarp Savaşı’nda tanıklık edilmiştir. İtalyan ordusunun hava gücünden sağladığı stratejik avantaj, Osmanlı Devleti açısından da bu alanda kendisini geliştirmesi gerekliliği açısından itici bir faktör olmuştur. Havacılık konusunda teknik gelişmeleri tanımak isteyen Osmanlı Devleti gerekli fedakarlıkları gösterip bu alanda kayıtsız kalmamıştır fakat buhran yıllarına denk gelen bu dönemde Türk Havacılığı maalesef arzulanan yere gelememiştir. Hava gücündeki bu eksiklik, Cumhuriyet’in kuruluşuna kadar geçen süreçte tüm cephelerde hissedilmeye devam etmiştir.
Milli Mücadele Dönemi’nde, 13 Haziran 1911’de Harbiye Dairesine bağlı olarak kurulan Kuvâ-yi Havaiye Şubesi, genç Türkiye’nin askeri havacılığının temel taşını oluşturmuştur. Ancak kısıtlı imkânlar nedeniyle 26 Ocak 1922 tarihi itibariyle Türk ordusunun elinde yalnızca 16 uçak bulunmaktadır. (S. İlmen, 1947, s.14) Yeni Cumhuriyet kurulduğunda ciddi bir savunma sanayii altyapısının devralınamamış olması ve sermaye yetersizliği, devlet imkânlarıyla tek başına hava gücü oluşturmayı oldukça zorlamıştır.
Savaş yıllarının tecrübesiyle havacılığın stratejik önemini kavrayan Mustafa Kemal Paşa, devletin mali tablosu karşısında halkın ekonomik desteği olmadan bu alanda ilerlemenin mümkün olmayacağını öngörmüştür. Uzun savaş yıllarının ardından Milli Mücadele’yi zaferle taçlandıran Türk milleti de özgür ve egemen yaşayabilmek adına havacılık alanında gerekli fedakârlığı gösterme bilince sahiptir.
Bu doğrultuda, Cumhuriyet’in ilanından 15 ay sonra, güçlü bir hava gücü oluşturmak amacıyla 16 Şubat 1925 tarihinde “Kuvva-i Havaiye Yardım Cemiyeti” adı ile kurulan kurum, kısa bir süre sonra “Türk Tayyare Cemiyeti” adını almıştır.( E. Kurt, 2013, s.311)
Günümüzde Türk Hava Kurumu adını alarak faaliyetlerine devam eden Türk Tayyare Cemiyeti kuruluşunun hemen ardından, Türk Hava Kuvvetlerini güçlendirmek amacıyla kuruluş nizamnamesinde yazan amaç doğrultusunda “bağış uçak” kampanyasını başlatmıştır. “Tayyare İanesi” adıyla başlatılan kampanya ile Türk Milleti’nden toplanacak bağışlar ile kısa vadede Türk Hava Kuvvetlerini güçlendirmek adına uçak alımı, uzun vadede ise bu uçakları üretecek uçak fabrikasının kurulması planlanmıştı. (E. Kurt, 2013, s.311) Mustafa Kemal Paşa da bu kampanyaya destek olarak 10.000 lira bağış ile kampanyanın başlangıcını sağlamıştır. (A.F. Aydın, 2011, s.65)
Kampanya dahilinde bir gösteri uçağı şehir ve kasabalarda gösteri düzenlemiş ve bu durum halkın kampanyaya ilgisini arttırmıştır. Kasabalardaki bu uçuş gösterilerinde uçaklardan ilanlar dağıtılmış, bu ilan kâğıtlarında “hava kurumunun göklerin egemenliğini sağlayacağı”, “uçaksız ordunun köre benzeyeceği”, “uçakların vatan semalarının bekçisi olduğunu” ifade eden cümleler yer almıştır. (A.F. Aydın, 2011, s.65)
Hemen tüm Anadolu’da geniş bir katılım ile kabul gören kampanyada alınan uçaklara bağış yapan şehrin ismi verilerek yardımların akışı hızlanmış ve alınan uçaklara isim verme törenleri yine bağışı yapan şehirlerde gerçekleşerek halkın milli duyguları üst seviyelerde tutulmuştur.
Türk Tayyare Cemiyetinin Ankara’da 16 Şubat 1925 tarihinde kurulmasından kısa bir süre sonra Yenişehir’de de teşkilatlanması gerçekleşmiştir. 26 Mart 1925 tarihli Bilecik Gazetesi’nde “Tayyare Cemiyeti Şubeleri” başlığı ile yer alan habere göre Cemiyet’in İnegöl, Pazarcık ve Yenişehir şubelerinin yakın zamanda teşekkül edeceği ve yardım toplanmaya başlandığı haberi yer almaktaydı. (Z. Koca, 2022, s.170.)
Yenişehir’de çok kısa bir süre sonra açılan Cemiyet’in şubesinde ilk kurucu heyet şu isimlerden oluşmaktaydı;
“Şube Başkanı Ahmet Hamdi Özeç (Belediye Reisi), Başkan Yardımcısı Ali Bey (Jandarma Komutanı), Muhasip Alanyalı Hafız Mustafa Aksoy, Azalar: Ahmet Şekip Doğancı, Ali Rıza Efendi ve Yusuf Efendi. (T. Yüce, 2011, s.5-9)
Açılışından itibaren faaliyetlerine hızla başlayan şube 18 Mayıs 1925 tarihli Bilecik Gazetesi’nde yer alan habere göre 25 Mayıs Cumartesi günü güreş icra edeceğini ilan etmekteydi. (Z. Koca, 2022, s.170.) Aynı gazetenin 1 Haziran 1925 tarihli baskısında da Cemiyet adına Akçapınar Köyü’nde köyün zenginleri tarafından fukara ve yetim çocuklara kitap ve elbise temini yapılacağı ve öncesinde yapılan güreş etkinliğinde 40 liralık bilet geliri elde edildiği yazmaktaydı. (Z. Koca, 2022, s.173.)
Büyük bir özveri ile çalışan Tayyare Cemiyeti Yenişehir Şubesi Yenişehir halkının destekleri ile bir uçak alınması amacıyla çeşitli etkinlikler düzenlemiş, köylerden mahsul yardımı toplamış, Kurban Bayramlarında deri bağışlarını almış, fitreler muhtarlıklar aracılığı ile Cemiyet yararına toplanmış ve var gücü ile uçak alımında uğraş vermiştir. O günleri yaşayan 1921 doğumlu Ahmet Yetkin Yenişehir Tayyare Cemiyeti’ni ve bağış toplamalarını şöyle anlatmakta;
“Fitre ve zekât tayyarenin diye yazılar asılırdı. Tayyareci Ahmet Efendiyi bilirim. Şimdiki gibi bir şey bağışlayacaksan eğer, gelirdin, tayyare kâtibine. O zaman böyle şatafat falan yoktu. Gelir selam verir ‘Ahmet Efendi ben şunu Tayyare Cemiyetine bağışlıyorum’ derdin.” (S. Yüceer, 2005, s.335, 336)
Cemiyet’in karar defterinde 10 Eylül 1929 tarihli kararda; “İsim verme töreninde râkibine (pilotlara) saat satın alınmasında, kasabamız adına verilecek uçağın isim verme töreni sırasında rakibine hatıra olarak 90 lira değerinde bir Zenith saat alınmasına ve bu tutarın muhtelif giderler kaleminden karşılanmasına karar verilmiştir.” (T. Yüce, 2011, s.5-9) ibaresi yer almaktadır.
Yine 20 Ağustos 1930 tarihli kararda; “Altın saat bedelinin emanet hesabından karşılanmasına ilişkin; kasaba adına alınan uçağın isim verme töreninde rakiplerine verilmek üzere satın alınan ve bedeli avans olarak kasadan ödenen bir adet altın saatin tutarı olan 52 liranın, bu defa değerli evraktan tasarruf edilip emanet olarak gelir kaydedilen paralardan ödenmesine karar verilmiştir.” (T. Yüce, 2011, s.5-9 ) denilmekte.
Yenişehir’de Türk Tayyare Cemiyeti’nin Mart 1925’inde kuruluşundan itibaren başlatılan uçak alımı kampanyası 1929’da gerekli meblağın tamamlanması ile neticeye ulaşmıştır. Kurtuluş Savaşı’ndan yeni çıkmış, yakılıp yıkılmış ve henüz toparlanmakta olan birkaç bin nüfuslu küçük bir Anadolu kasabası olan Yenişehir’in, dört yıl gibi kısa bir sürede bir savaş uçağı bedelini tamamlayabilmesi Yenişehir halkının fedakârlık timsalinin örneğidir. Uçağın bağışlanması için gerekli meblağın bilgisi bulunmamakla birlikte o dönemde bu tür uçakların maliyeti takriben 25-30 bin Lira civarında olduğunu bilinmektedir.
Yenişehir halkı tarafından alınan uçak Fransız yapımı Dewoitine D21C-1 tipi uçak; 1090 kg boş ağırlıklı, azami 1590 kg kalkış ağırlığa sahip, saatte 267 km. hıza ulaşabilen, 2 saat havada kalma kabiliyetine sahip, 2×7,90 mm silah gücü barındıran, tek mürettebatlı, tek motorlu idi.
Aynı dönem zarfında Bursa il merkezi kampanyada 4, İnegöl 2, Gemlik, Karacabey, Mudanya, M.Kemalpaşa ve Orhaneli 1’er uçak alarak katılmışlardır.
Alınan uçağa isim verme töreni Bilecik yolu üzerinde bugün mevcut bulunan mezarlık alanının uçağın iniş ve kalkışı için pist olarak hazırlanmasının ardından 1930 yılının Ağustos ayında burada gerçekleşmiştir. Yapılan tören sırasında uçağı teslim alarak uçuracak olan pilota Yenişehirliler tarafından bir saat hediye edildiğini Cemiyet’in karar defterlerinden anlıyoruz.
1929 yılının Ağustos ayı içerisinde de alınan uçağa “Yenişehir” ismi verilmesi ile ilgili tören yapılıp, uçak Hava Kuvvetleri’nin envanterine girmiştir.
Bu konuda 1917 yılı Yenişehir doğumlu Adem Yüce anılarını şöyle anlatmaktadır; “Yenişehir’in de bir uçağı vardı o vakit Yenişehir de uçak aldı. Bizim burada mezarlık var Mezarlığın bulunduğu yer havaalanı oldu Belki 2 ay asker geldi uçak inmeye başladı O vakit uçak tek motorluydu iki kanatlıydı. (Uzar, Celal) Alt üst kanatları vardı” demektedir. Uçağın Hava Kuvvetleri’ne teslim töreni hakkında 1966-68 tarihleri arasında Cemiyet Başkanlığı ve çeşitli dönemlerde yönetim kurulu başkanlığı görevlerinde bulunan 1915 doğumlu Mehmet Emin Lapacı ise o güne dair anılarını şu şekilde anlatmaktadır; “Tek kanatlı bir uçak. Deli Tayir diye bir tayyareci geldi o uçağı almak için. Azıcık bir Yenişehir’de gösteri yaptılar. Ondan sonra hiç kimse kurban derisini başka yere vermedi.” (S. Yüceer, 2005, s.332)
Türk milletinin var olma mücadelesinin ardından kurulan genç Türkiye Cumhuriyeti, kısıtlı ekonomik imkânlara rağmen bağımsızlığın sembolü ve vatan savunmasının en kritik unsurlarından biri olan havacılığa büyük önem vermiştir. Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde başlatılan “Tayyare İanesi” kampanyası, toplumun her kesiminde karşılık bulmuş ve kısa sürede ulusal bir dayanışma hareketine dönüşmüştür. Bu süreçte Yenişehir halkı; zekat, fitre, kurban derisi ve ürün bağışlarıyla, düzenlenen güreş ve sosyal etkinliklerle imkanlarını seferber ederek Türk Hava Kuvvetlerine doğrudan katkı sağlamanın onurunu yaşamıştır. 1925 yılında başlayan bu özverili mücadele, 1929 yılında Fransız yapımı Dewoitine D21C-1 tipi savaş uçağının satın alınması ve göklerde yerini almasıyla taçlanmıştır. Mezarlık mevkiinde düzenlenen coşkulu isim verme töreniyle “Yenişehir” adı verilen bu uçak, ordu-millet bütünleşmesinin, yerel ve millî gururun somut bir simgesi olarak Türk havacılık tarihine adını yazdırmıştır.
Kaynakça:
- İlmen, Süreyya; Türkiye’de Tayyarecilik ve Balonculuk Tarihi, I. Kitap, Hilmi Kitabevi, İstanbul, 1947
- Kurt, Emin; “Türk Hava Kuvvetlerine Türk Milletinin Desteği: Bağış Uçaklar”, Türk Hava Kuvvetlerinin 100’üncü Yılı Uluslararası Tarih Sempozyumu 8-10 Şubat 2011 Bildiri Kitabı, Ayrıntı Basımevi, 2013
- Aydın, Abdürrahim Fahimi; “Tayyareden Uçağa: Milli Hava Sanayinin Kuruluşunda Türk Halkının Yaptığı Bağışlar”, Karadeniz Araştırmaları Dergisi, sayı: 11, Güz-2011
- Koca, Zeliha; Erken Cumhuriyet Döneminde Bilecik, Doktora Tezi, Bilecik Şeyh Edebali Üniversitesi, Tarih Anabilim Dalı, 2022.
- Yüce, Turgut; “Türk Tayyare Cemiyeti Yenişehir Şubesi (Türk Hava Kurumu), Yenişehir e-gazete, sayı: 2188/19, Nisan 2011
- Yüceer, Saime; “Atatürk’ün Güvenlik Politikasına Bir Örnek: Türk Tayyare Cemiyeti – Bursa Örgütü”, Atatürkçü Bakış, Bahar 2003, c.2, sayı:3, s.7-42
- Yüceer, Saime; “Tanıkların Anlatımıyla Bursa Tarihi – Sözlü Tarih Arşivi 1919-1938, Uludağ Üniversitesi Kent Tarihi ve Araştırmaları Yayını, Bursa-2005.
- Uzar, Celal;tayyareci.com web sitesi, Erişim: 17.09.2026




