Hüseyin Enes İkiz… Sevip değer verdiğim Nuretdin İkiz abimizin oğlu. Küçüklüğünden itibaren tanır ve severim. Her zaman hatırımız olmuştur bir birimize. İşinde gücünde genç bir işadamıdır kendi çapında.
Ayşenur Derse’yi biliyorsunuz aslında. Azmin ve başarının ismi. Bu günü kadar bir çok kez kendisinden söz ettik. O’nunla ilgili yazdık çizdik.
Hüseyin Enes İkiz’le bir kez de yolumuz Ayşenur için kesişti. Hüseyin kardeşimizin kızı Beril Nisa’da piyano kursuna geliyor. Bu gidiş gelişlerde Ayşenur’u görmüş, etkilenmiş ve beni aradı. Ayşenur’a bir piyano almak istediğini benim ne düşündüğümü merak etti. Ayşenur çok kibar ve naif bir insan olmasına rağmen bazen ne diyeceği nasıl davranacağı belli olmadığı için kendisine hiçbir şey söylemeden Hüseyin Enes’e olabilir dedim sadece. Hüseyin Enes aynı zamanda Ayşenur’un piyano hocası Gülya İletmiş’e de durumu açtığında Gülya hoca da kendisine ciddi anlamda destek olmuş.
Gönlü büyük kardeşim Hüseyin Enes İkiz, kısa bir süre sonra bana piyanonun tamam olduğunu ve siparişi verdiğini söylediğinde hem çok şaşırdım hem de çok mutlu oldum. Bu gün itibari ile piyano geldi ve Ayşenur’a yapılan sürprizle evine kuruldu. İlk kez orada söyledim herkese. Yaklaşık 15-20 gün önce Ayşenur ile bir sohbetimde ‘En büyük hayallerinden birisi öğretmen olarak atandığında maaşlarından biriktirip evine bin piyano almak olduğunu söylemişti. Ayşenur hayaline kavuştu. Hüseyin Enes ve Gülya hocam Ayşenur’u hayallerine kavuşturmaktan dolayı ne kadar mutlu olduklarını gözlerimle gördüm.
Şimdi sözü koca yürekli kardeşim Hüseyin Enes İkiz’e bırakıyorum.
‘İnsanın en büyük engeli kendisidir ! Çok klişe bir söz olmasına rağmen bir insanın hayatında empati yaparken düşünmesi gereken en önde gelen sözdür. Hayatımızda iki seçenek vardır. Birincisi ve yanlış olan hayatı yaşamak yerine hayatını yaşayanları izlerken taktir etmek. İkincisi de doğru olan hayatı yaşayıp taktir görmek. Ayşenur Derse kardeşim benim gözümde hayatı kendi kendine engel koymayan hayatı yaşayıp çevresindekilerin taktirini toplayan ve bunu görme engeline rağmen başaran naif, kibar, empati kavramını iyi bildiği gibi uygulaya bilen bir kardeşim. Küçük yaşlarda engelinin önüne geçip ailesi ile birbirlerinden uzak kalıp ilk ve ortaöğretimi yatılı eğitimle Çanakkale de başlayıp, Trabzon’dan Türkçe Öğretmenliği mezunu olarak dönen ve bununla yetinmeyip Belediyemizin MATAY spor tesislerinde verdiği kurslara katılıp Bağlama, Ney, Türk Halk Müziği, Türk Sanat Müziği ve Piyano eğitimi alarak hayatına engel koymuyor. Ne gariptir ki ben şahsım adına doğuştan engelli olmamama rağmen ne çok engel koymuşum hayatıma. Evden işe, işten eve hayat bu kadar deyip kendimi geliştirmemek hayatı yaşamamak adına. Tabi Ayşenur gibi bir insanı tanıyınca ve başardıklarını gördükçe en azından onun için bir şey yapmak istedim. Piyano pahalı bir enstrüman olması ve zor olması sebebi ile müzik sever kitlesi de dar oluyor. Ama Ayşenur’un yağmur, kar, çamur demeden MATAY spor tesislerine her gün gidip piyano da tekrar yaptığını gördüğümde piyano hocamız Gülya İletmiş ile irtibat halinde Ayşenur için eş dost arasında yardım topladım. Bu kış aylarında zorunlu ihtiyaç gıda veya ısınma gibi bir yardım değil de özel ihtiyaç gibi gözüken piyona almak için çıktığım bu yolda çaldığım kapılar beni geri çevirmeden yüzümü düşürmeden hatta bana onları da düşünüp dahil ettiğim için teşekkür ederek destek oldular. Ve başarıya ulaşarak Ayşenur kardeşime çok güzel bir piyano alarak sürpriz yaptık. Bu aslında benim başarım değil Ayşenur’un başarısı. Çaldığım her kapı Ayşenur’u anlattığımda taktir ederek çabasını ve başarısını taçlandırdılar. Ayşenur yardımda bulunanları sorduğunda yardımcı olanların isteği üzerine isimlerini paylaşmamak adına onlar seni seven taktir eden isimsiz hayranların diyebildim. Ayşenur’un dediği en güzel cümle ise hediyesi için şu oldu ” bu piyano benim için bir araç müzik aleti değil unutulmaz bir anı ve ömrüm boyunca emek vereceğim emanettir.”
Ayşenur adına ve kendi adıma duyarsız kalmayan tüm çaldığım kapılara tekrar tekrar teşekkür ederim. Teşekkür ederim kendine kendi engel olanlardan olmadığınız için’
Peki Ayşenur ne diyor bu işe. Gerçekleşme ihtimali çok çok bir hayalinin gerçekleştiğini söylüyor. İlk piyanonun başına oturduğundaki hislerini ve duygu yoğunluğunu o kadar iyi anladım ki.
Ne diyelim bu mutluluğu yaşatanlara, bu mutluluğu yaşayanlara ne mutlu. Onlar erdi muradına bize de onların mutluluğu ile mutlu olmak kaldı.






