Türkiye’de iyi giden hiçbir şey yok maalesef.
Ekonomi allak bullak. Dolar ve Euro almış başını gidiyor. Akaryakıt zamları artık insanları çileden çıkarmaya başladı.
Çiftçinin kullandığı gübrenin fiyatına yetişmek mümkün değil.
Hayvan yetiştiricisi aldığı süt parasının tamamını kullandığı yeme veriyor ama sütün parası yeme yetmiyor.
Besiciler hayvanlarını kestiriyor aldıkları para ile yaptıkları masrafı karşılayamıyor.
Esnaf siftah yapmadan dükkanını kapatıyor.
Bazı esnaf ellerindeki malları satmamak için uğraşıyor adeta. Çünkü sattığı fiyattan geri alamıyor.
Emeklinin maaşı tamamen eridi artık.
Mecburen tüketmek zorunda olduğumuz gıda fiyatlarına gelen zamlar nedeniyle artık insanlar evine yiyecek almakta zorlanıyor.
Öğrenciler yurt bulamıyor, ev bulamıyor.
Corona aldı başını gidiyor.
İnsanlar çaresizlik içinde kıvranıyor. Ellerinden hiçbir şey gelmiyor yaşanan olumsuzluklara rağmen.
İşin kötüsü insanlar iktidarı eleştirmeye korkuyor sabahın seher vakti evimden alınırım korkusu ile.
Hastanelerden gün geçmiyor ki bir şikayet gelmesin.
Eğitim zaten başlı başına bir sorun olmuş.
İnsanlar susuyor…
İnsanlar çaresiz…
İnsanlar bıkkın…
İnsanlar korkuyor…
Allah herkesin yardımcısı olsun.
Gerçekten her sene kış öncesi sıkça kullanılan bir deyim var ‘Bu kıç çok zor geçecek’ diye.
Ama bu kış gerçekten çok ama çok zor geçecek.
Ülke insanı bu kadar çaresizlik içinde kıvranırken işin en ilginç tarafı da iktidar partisi önlem alamıyor.
Çıkamıyor işin içinden. Ne yapacaklarını bilemiyorlar.
Artık attıkları hamasi nutuklar da kar etmiyor. İnanmıyor insanlar.
Çünkü artık evlerde tencereleri kaynatmakta zorlanıyorlar.
Düşünün insanlar boğazlarından tasarruf etmek zorunda kalıyorlar.
Bizleri yönetenler, insanların kullandıkları cep telefonlarını zenginlik ibaresi olarak görüyor ilginç bir şekilde.
Türkiye’de satılan araç sayılarını gösterip aslında insanlar zengin nutukları atıyorlar.
Satılan traktörleri baz alıp çiftçinin işi düzgün mantığındalar.
İktidar, halk gibi yaşamadığı için, halktan tamamen koptuğu için hiçbir şeyi bilmiyor. İnsanların yaşadıkları sıkıntıların farkında bile değiller.
İktidarının ilk yıllarında bizler gibi yaşayan, bizler gibi düşünen Tayyip Erdoğan gitti yerine en tepedekiler gibi düşünen, halkın çektiği hiçbir sıkıntıyı bilmeyen, halkının dertleri ile dertlenmeyen biri geldi adeta.
Hal böyle olunca da Türkiye’de yaşamak her geçen gün daha da zor hale geldi.
Dedim ya…
İnsanlar susuyor…
İnsanlar çaresiz…
İnsanlar bıkkın…
İnsanlar korkuyor…
En çok da insanın canını sıkan olay iktidara yakın olan, iktidardan nemalanan, iktidarın yaptığı yanlışları doğruymuş gibi gösteren medya bu kadar olumsuzluğu bile ballandıra ballandıra olumluymuş gibi aktarıyor.
Dövizdeki yükselişi, akar yakıt zamlarını, çiftçinin kullandığı hammaddelere her gün yapılan zammı, gıda fiyatlarına gelen olağanüstü zamları bile masum gösteriyor.
İşin en komiği de ne biliyor musunuz?
Bütün bu olumsuzlukları başımıza getirenler DIŞ GÜÇLER…
NALET OLASICA dış güçler bir türlü bitmediler.
Her taşın altından bu NALET OLASICA dış güçler çıkıyor.
Yeter artık NALET OLASICA dış güçler düşün güzel ülkemizin yakasından.






