Bayramlar, tatiller gibi özel günler beslenme rutinlerimizin değiştiği vakitler fakat ağzımızın tadını bozmadan, dengeyi kurarak bu günleri keyifle geçirmek mümkün.
– Önce besin hijyeni. Havaların sıcak olduğu bu günlerde bakteri oluşumu çok daha hızlı olacaktır. Etleri dinlendirirken serin bir ortamda, temiz bir zeminde olmasına dikkat edin.
– Uzun süre poşette tutmayın.
– Etler +4 derecede buzdolabında 1-2 gün kalabilir. Uzun süre bekletmeden, tüketilecek kadar porsiyonlara ayırıp derin dondurucuya atılmalı.
– Özellikle kolesterol değerleri yüksek, kalp – damar hastalıkları olan kişilerde aşırı kırmızı et tüketimine dikkat. Porsiyonlamada aşırıya kaçmadan, yağsız kısımlarından tercih etmek önemli.
– Sofralarda rutinde olduğu gibi lif kaynaklarını ihmal etmeyin. Çeşitli salatalar ve zeytinyağlılar ile sofranızı renklendirin.
– Özellikle insülin direnci ve diyabeti olan kişilerin kahvaltı ve akşam yemeği arasında öğün yapamadıklarına, proteinden zengin bir ara öğün yapmalarında fayda var. Ayran – ceviz, kefir – meyve, yulaf lapası gibi pratik tercihlerde bulunulabilir.
– Bayram ziyaretlerinin değişmez ikramı tabiki baklava. Şeker ve yağ anlamında zengin olan bu besini tadında bırakmak gerekiyor.
– Gün içerisinde baklava- sarma ikramlarından tükettiğiniz miktar kadar akşam öğününde ekmek, pilav gibi karbonhidrat kaynaklarını azaltabilirsiniz.
– Zaten şeker tüketiminin arttığı bu günlerde, şekerli / asitli içecek ikramlarını geri çevirmekte fayda var.
Keyifli, mutlu bayramlar
Diyetisyen Ahsen Name KANLI






