Harun SAK
  1. Haberler
  2. Yazarlar
  3. Köşe Yazıları
  4. NE ÇEKTİN BE KİRAZLIYAYLA

NE ÇEKTİN BE KİRAZLIYAYLA

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Cennetten bir köşeydin sen baş belası maden fabrikası gelene kadar Kirazlıyayla. 36 yıllık meslek yaşamımda olumsuz haberin yapılmadığı belki de tek köyüydün Yenişehir’in.

Jandarma’nın uğramadığı, sessiz, sakin, huzurlu bir o kadar da güzeldin baş belası maden fabrikası gelene kadar.

Tertemiz duygularımızla ne kadar mücadele ettik senin için. Senin sesini duyurabilmek için nasıl da didindik durduk.

Gün oldu birkaç kez gelip haber yaptık. Gün oldu kilometrelerce yürüdük sesini duyurabilmek için. Sesimizi çıkarmamamız için teklif edilen rüşvetleri ağır dolusu küfürlerle ret ettik.

Tek derdimiz vardı Cennetten bir köşe olan Kirazlıyayla’nın bozulmaması. Maddi hiçbir beklentimiz olmadı. Bir çıkarımız da yoktu yaptığımız haberlerden yazdığımız köşe yazılarından dolayı. Bırakın çıkar gözetmeyi kendi aracımızla defalarca geldik, ilk defa hayatımda köy yolunda Kirazlıyayla’ya destek olduğum için emniyet kemeri cezası bile yedim. Yani cepten harcadık sen kurtul diye.

Ne yaparlarsa yapsınlar bıkmadan, usanmadan destek vermeye devam ettik.

Yazdım, çizdim, konuştum TV ekranlarında.

Köyüne sahip çıkması gerekirken madencinin yanında yer alan geçmiş dönem muhtarla mahkemelik olup ifadeler verdik defalarca yine pes etmedik.

Sırf Kirazlıyayla kurtulsun diye üç beş güzel yürekli insan bir araya gelip YEÇEP’i kurduk.

Az mücadele etmedik senin için.

Sadece biz mi? AKP ve MHP’nin dışında bütün siyasi partiler sen kurtul diye mücadele etti. Ama olmadı, beceremedik. Cebinde parası olanlar güçlüydü çünkü. Haklı her zaman cebinde parası olandı. Biz haklıydık ama onlar kazandı zengin oldukları için.

Uyardık günlerce. Burası heyelan bölgesi, burada maden olsa bile atık havuzu olmaz dedik.

Koca koca profesörler çıkıp bilimsel açıklamalar yaptı. Olmaz dediler. Yapılan atık havuzu bir patlarsa Yenişehir ovası biter dediler.

Anlatamadık. Anlamadılar. İşlerine gelmedi.

Baş belası maden firmasının koca koca adamları yapılan atık havuzu son teknoloji ile yapılıyor. Mümkün değil göçmez patlamaz dediler gözlerimizin içine baka baka yalan söylediler.

Ve dediğimiz çıktı. Keşke haklı çıkmasaydık.

Heyelan bölgesinde yapılan atık havuzu patladı ve madende kullanılan posa ve zehirli atıklar dereye karışıp oradan da önce Barcın sonra da Yenişehir ovasına karışıyor. Yani Yenişehir ovasına zehir salıyor.

Avukat dostum Osman Atalay Akman, sosyal medya hesabından bir paylaşım yapmış. Her kelimesine imzamı atıyorum. Paylaşımında bir çok tespitte bulunmuş sonunda, ‘Yukarıdaki tespitlerin hepsi bilirkişi raporuyla gün yüzüne çıkartılmasına rağmen ve ilk derece mahkemeler tarafından ÇED raporu iptal etmesine rağmen, bu kararları kaldırıp fabrikanın Kirazlıyayla Köyünde kurulmasına izin veren Danıştay üyeleri dahil tüm sorumlular yargılanmalıdır’ demiş.

Bende şimdi ona ilave yapmak istiyorum. O kadar çok yargılanması gereken insan var ki onların hepsi tek tek Çevreye ihanetten yargılanmalıdır.

Öncelikle köylüsünü satan ve köylüsünün yanında durması gereken eline verilen kağıdı bile okumaktan aciz eski köy muhtarı yargılanmalıdır.

Maden fabrikasını öve öve bitiremeyen üç kuruş para için Kirazlıyayla’yı satan gazeteciler yargılanmalıdır.

Maden fabrikasına karşı çıkan köy halkının karşısına Jandarmayı diken eski valiler, belediye başkanları yargılanmalıdır.

Kirazlıyayla’da yaşanan zulme sessiz kalan zamanın siyasileri yargılanmalıdır.

En önemlisi bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyen Kirazlıyayla’daki maden seviciler, Barcın’daki sesi çıkmayanlar, Yenişehir ovasındaki suskun kalanlar. Hatta Bütün Yenişehir halkı içinde bu zulmü sessizce izleyip bana ne diyenlerin her biri yargılanmalıdır.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı yetkilileri fabrikanın faaliyetlerini durdurmuş diye duydum. Bırakın bu işleri güldürmeyin beni. Sanki bu bakanlık yetkilileri bilmiyor muydu durumun böyle olacağını. Atık barajının patlaması halinde tam bir çevre felaketinin yaşanacağını bilmiyorlar mıydı?

Elbette biliyorlardı. Ama şimdi güya akılları başlarına geldi de görevlerini yapıyorlar. Adama ‘Hadi oradan, hadi oradan sahtekarlar’ demezler mi?

Sonuç olarak bu felaketin geleceği başından beri belliydi ama gözünü para hırsı bürümüş çevre düşmanlarının umurunda bile olmadı.

Gelinen nokta ortada. Zehir artık dereler kanalıyla ovaya inecek, yer altı suları zehirlenecek. Ardından insanlar zehirlenecek. Kimin ne kadar umurunda bilmem ama bu yapılan doğaya, çevreye, insanlığa ve ülkeye ihanettir. Bunun hesabını elbet bir gün birileri soracak ve birileri o hesabı verecek. Kimse hesap sormazsa bizim için bize bu tabiatı yaradan Allah soracak.

Bu vesile ile tertemiz duygularla köyünü savunmaya kalkan ve bu uğurda başlarına gelmeyen kalmayan Kirazlıyayla’nın temiz yürekli kadınlarına, Yenişehir Çevre Platformunun gönüllü üyeleri ile değerli arkadaşım Ziraat Mühendisi Şafak Şenel Erdem’e, Kirazlıyayla için hiçbir beklenti içine girmeden çaba harcayan bütün dostlara yürekten teşekkür ediyorum.

Bekleyip görelim. Görelim bakalım bu film nasıl bitecek.

NE ÇEKTİN BE KİRAZLIYAYLA
Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.